Gümüşhane’nin tarihi ve doğal güzellikleriyle dolu köylerinden birinde, emekli imam Ahmet Yıldırım, kendi imkânlarını seferber ederek 50 bin ağaç dikti. Bu anlamlı projeyle köyünde yeşil alanları artırmayı hedefleyen Yıldırım, hem çevre duyarlılığına dikkat çekti hem de gelecek nesillere yaşanabilir bir doğa bırakma mücadelesini sürdürüyor. Yıldırım’ın bu projesi, yerel halktan büyük ilgi ve destek gördü. Ağaçların dikim aşamasında gösterdiği azim ve kararlılık, tüm köylülerde bir motivasyon kaynağı oldu.
Ahmet Yıldırım, köyünde yetiştiği alanları hatırlatarak, ağaçlandırmanın önemine vurgu yaptı. "Doğada her ağaç, bir can demektir," diyen Yıldırım, köyü için hijyenik bir ortam sağlamak ve doğal kaynakları korumak amacıyla bu projeye karar verdi. Yerel halk, Yıldırım’a destek vermek için seferber oldu. Özellikle gençler, ağaç dikme etkinliklerinde yer alarak hem ağaç dikmeyi öğrendi hem de doğaya karşı sorumluluk hissettiler. Yıldırım, bu projeyle sadece ağaç dikmekle kalmadığını, aynı zamanda toplumsal birlik ve beraberliği de güçlendirdiğini belirtiyor.
Yıldırım’ın bu projedeki en büyük amacı, gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak. "Çocuklarımıza, torunlarımıza bırakacak yeşil alanlarımız olmalı," diyen emekli imam, Gümüşhane'nin kırsal alanlarında ağaçsız kalmamak için canla başla çalıştığını ifade ediyor. Projesinin sürdürülebilir olması için köydeki diğer sakinlere de sorumluluk düştüğünü söyleyen Yıldırım, bu konuda farkındalık oluşturdu. Ağaçların sulanması, bakımının yapılması gibi konularda köylülerle işbirliği halinde çalışıyor. ”Bu ağaçlar bizim geleceğimiz," diyen Yıldırım, tüm köylülerin bu konuda duyarlı olmasını istiyor.
Emekli imamın bu projeye olan tutkusu ve azmi, sadece Gümüşhane’de değil, Türkiye'nin dört bir yanında örnek teşkil edecek bir hikâye olarak anlatılmaya başlandı. Doğanın korunmasının, ağaçlandırmanın ve çevre dostu projelerin artması gerektiğine inanan Yıldırım, bu süreçte herkesi doğa dostu projelere destek olmaya davet ediyor. “Her ağaç, bir nefes; her nefes, yaşam demektir,” diyerek, projeyi geleceğe taşımak adına var gücüyle çalışmaya devam edeceğini belirtiyor.
Bu olağanüstü hikâye, Gümüşhane köylerinde bir eko-kültürel dönüşümün de kapılarını açabilir. Yıldırım’ın örneği, yalnızca ağaç dikim projesi olarak değil, aynı zamanda toplumsal bir hareket olarak geniş bir etkileyici alan yaratma potansiyeline sahip. Gelecek nesillerin rahat bir nefes alabilmesi için gösterilen bu çabaa, hem bireysel hem de kolektif sorumluluk bilinci açısından oldukça önemli. Doğa ile dost bir gelecek için atılacak adımların sadece ağaç dikmekle sınırlı kalmadığını, tüm yaşam alanlarımızı koruma çabası içerisine girmemiz gerektiği hatırlatılıyor.
Sonuç olarak, Ahmet Yıldırım’ın 50 bin ağaç dikme macerası, toplumsal dayanışmanın ve çevresel farkındalığın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Herkese ilham verecek bu proje, insanların doğayla yeniden bağlantı kurma arzusunu da alevlendiriyor. Gümüşhane’de başlayan bu yeşil devrim, umarız diğer köylere ve şehirlere de sıçrar ve ülkemizin dört bir yanını sarı yapraklarla süsler.