15 Temmuz 2016 tarihinde Türkiye tarihinde bir dönüm noktası olan darbe girişimi sırasında, kahramanca direnen vatandaşlardan biri de genç ve hayat dolu Yunus Uğur'du. O gün, sadece ülkesinin değil, aynı zamanda kendi mutlu geleceğinin de iplerini elinde tutuyordu. Düğün hazırlıkları yaptığı bir dönemde hayatının baharında şehit düşen Yunus Uğur, geride bıraktığı anılar ve mücadele azmiyle Türk milletinin gönlünde taht kurdu.
21 yaşındaki Yunus Uğur, hayatının en mutlu gününe erişmek için gün sayıyordu. Ailesinin ve sevdiklerinin gözbebeği olan Yunus, nişanlısı ile birlikte hayallerindeki düğünü gerçekleştirmek için yola çıkmıştı. Ailesiyle birlikte düğün tarihi belirlerken; düğün salonu, kıyafet seçimleri ve misafir listesi gibi detaylar üzerinde titizlikle çalışıyordu. Genç yaşına rağmen sorumluluk sahibi ve hayata sıkı sıkı bağlı olan Yunus’un, adaylık döneminin findığınız ve duygusal anılarına sahip olduğunu söylemek mümkün. Ülkesini sevgiyle kucaklayan bir genç olarak, aileyi önceleyen ve her zaman fedakarlık yapan bir karaktere sahipti.
Yunus Uğur’un düğün hazırlıklarına dair aile üyelerinin isteklerine duyduğu saygıyı vurgulamak gerekir. Tüm hazırlıkları titizlikle takip eden Yunus, nişanlısından ailesine kadar herkesin mutluluğunu düşünüyordu. Beklentileri karşılamanın yanı sıra, düğün gecesi için özel bir konsept oluşturmak adına her detayı kendisi planlıyor, üzerindeki sorumlulukları son derece ciddiye alıyordu. Ancak ne yazık ki, hayalleri suya düştü ve bu güzel genç, asıl büyük bir fedakarlık göstererek son sıradaki konumunu aldı.
15 Temmuz 2016, Türkiye için siyasi tarih açısından önemli bir kırılma noktasıydı. O gece, darbeci unsurlar ülkenin özgürlüğüne, demokrasisine ve birliğiyle bütünleşmiş milletine saldırdı. İşte o gece, Yunus Uğur kararlılık ve cesaretle sokağa çıkarak halkla birlikte demokrasi ve özgürlük mücadelesine katıldı. Genç yaşına rağmen, ülkesini savunma adına duyduğu sorumlulukla zafere giden yolda bir kahraman oldu.
O gece, birçok kişi gibi o da yılmadı, geri adım atmadı ve asla kayıtsız kalmadı. Fakat ruhunun derinliklerinde hissettiği, mutlu bir geleceğe ulaşma umudunun peşinden koşarken, kendi canını feda etmekten çekinmediği bir dönemde yaşamını yitirdi. Darbe sırasında verilen mücadelelerin yanı sıra, Yunus’un azmi ve cesareti, tüm Türkiye'nin kalbini derinden etkiledi. Ailesinin, arkadaşlarının ve sevenlerinin gözünde, sadece bir şehit değil; gerçek bir kahraman olarak hatırlanacak. Eserinin sonsuza dek yaşamasına söz verildi.
Yunus’un isminin anıldığı her yerde, ağaç dikimi veya toplumsal dayanışma etkinlikleri gibi; anısını yaşatmaya, onu örnek alarak kutlama yapmaya yönelik girişimler de gerçekleşiyor. Düğün hazırlıklarında hayal ettiği mutluluğu yaşayamadı, ancak adının anılması ve yaptığı fedakarlık, Türk toplumunun zihninde unutulmaz bir yer edinecek.
Düğün için hazırlık yaptığı günlerde, toplum içinde birbirine kenetlenmenin ne denli önemli olduğunu kavrayan Yunus, genç yaşına rağmen, ülkesine olan bağlılığını cesurca göstermiştir. Herkesin unutmaya yüz tutacağı günlerde, cesur ruhunu yaşatmaya devam etmenin gereğini anlayarak, özlemlerimizi ve özlemimizi zihinlerde süregeldiği sürece yaşatmaya çalışıyoruz.
Sonuç olarak, 15 Temmuz’un kahramanı olan Yunus Uğur, sadece cesaretiyle değil, aynı zamanda hayata yeniden merhaba demek için kurduğu düşleriyle de Türk halkının gönlünde yer edinmiş bir isimdir. O, düğün hazırlığı yaparken şehit düşmekle kalmayıp, milletcrk duygularını yeşerten evlat olarak da hafızalarda sonsuza dek anımsanacaktır. Bugün düğün hazırlığı yapanlarının da insana düşen vatan sevgisini hatırlayarak, bir gün onların da sokakları dolduracağını bileriz.